Bağlantı kopyalandı!
Ana Sayfaya Dön
Mevzuat Sınav 6 Dk Okuma

Teknoloji ve Tasarım Öğretmenlerinin Yazılı Sınav Yapma Gerekçeleri

Yayınlanma Tarihi: 23 Ağustos 2026
Hazırlayan: Mürsel EREN
Görüntülenme: 0
İçeriği Paylaş:
WhatsApp
Teknoloji ve Tasarım Yazılı Sınav Gerekçeleri

Teknoloji ve Tasarım dersimizde değerlendirme sürecinin diğer derslere kıyasla daha esnek bir yapıya sahip olduğunu daha önce bir yazımızda belirtmiştik. Kısaca o yazıda dersimizde yazılı sınav yapıp yapmama durumunun, diğer derslere nazaran çok daha esnek olduğunu ve dersimizde isteyen zümre öğretmenlerimizin sınav yapabileceğini resmi kaynaklar üzerinden anlatmıştık.

İlgili İçerik: "Teknoloji ve Tasarım Dersinde Sınav / Yazılı Yapılır Mı?" başlıklı rehberimize ulaşmak için buraya tıklayınız.

Teknoloji ve Tasarım dersinde yazılı sınav yapan zümrelerimizin yazılı sınav yapma gerekçeleri dinlenmiş ve meslektaşlarımızın bu gerekçeleri derlenerek aşağıya madde madde eklenmiştir. Bu gerekçelerin oluşturulmasına katkı sağlayan meslektaşlarımıza teşekkür ederiz. İşte o gerekçeler:

1. Öğretim Programındaki Değişiklikler:

2018 yılından önce uygulanan Teknoloji ve Tasarım öğretim programı, düzen, kurgu ve yapım kuşağı üzerine odaklanıyordu. Bu programda süreç değerlendirmesi ön plandaydı ve yazılı sınav yapma ihtiyacı duyulmuyordu. Ancak yeni program, daha fazla konu içeriğine sahip ve genel kültür bilgilerini de kapsıyor. Bu bilgiler, üstünkörü geçilebilecek nitelikte değil, aksine detaylı bir şekilde ele alınması gereken konular. Dolayısıyla, yeni öğretim programı daha bilgi ağırlıklı hâle geldi ve bu durum, bazı öğretmenleri sınav yapmaya yöneltti.

2. Öğrenci Motivasyonu ve Akademik Kaygılar:

Bazı okullardaki öğrencilerin okul hayatına ilgisi, diğer okullardaki öğrencilere göre daha az olabiliyor. Bu öğrencilerin çoğu, akademik bir gelecek kaygısı taşımıyor. Bu durum, etkinliklere katılım ve çalışmaları tamamlama oranını düşürüyor. Öğretmenler, çalışmalarını yapan ve yapmayan öğrenciler arasında adil bir değerlendirme yapmak için sınav yöntemini tercih edebiliyorlar.

3. Not Verme Süreci ve Adil Değerlendirme:

Teknoloji ve Tasarım dersinde not verme süreci, öğretmenler için hassas bir konu. Zayıf not vermek bile ciddi bir karar gerektiriyor. Hatta başarılı öğrenciler bile yüksek not talep edebiliyor. Bu durum, öğretmenleri "hak etme" kavramını öğrencilere aşılamak konusunda zorluyor. Yazılı sınav yapıldığında, not verme süreci daha objektif ve müdahaleden uzak oluyor. Böylece öğretmenler, hem adil ve objektif olduklarını kanıtlama zorunluluğundan kurtuluyor hem de hak etmeyen öğrencilere fazladan not verme baskısından kurtuluyorlar.

4. Kalabalık Sınıflar ve Değerlendirme Zorlukları:

Teknoloji ve Tasarım derslerinde ideal koşullarda, 25 kişiyi aşan sınıfların iki gruba ayrılması önerilir. Ancak bazı okul yönetimleri, resmi talimatlara rağmen bu ayrımı yapmayabilir. 45-50, hatta 60 kişilik kalabalık sınıflarda süreç değerlendirmesi yapmak oldukça zor olabilir. Bu durumda, tüm öğrencileri eşit şekilde gözlemlemek ve değerlendirmek neredeyse imkânsız hâle gelir. Sınav yapmak, bu koşullar altında daha adil bir değerlendirme fırsatı sunabilir.

5. Veli ve İdare Müdahalelerinin Önlenmesi:

Yazılı sınav yapıldığında, değerlendirme sürecine öğrenci, veli veya okul idaresi tarafından müdahale edilmesi zorlaşır. Bu durum, öğretmenlerin daha bağımsız ve objektif değerlendirme yapmasına olanak tanır.

Sonuç olarak, Teknoloji ve Tasarım dersinde sınav yapma tercihi, öğretmenlerin içinde bulundukları koşullara ve karşılaştıkları zorluklara göre şekillenmektedir. Her ne kadar dersin doğası gereği süreç değerlendirmesi ideal olsa da, koşullar bazen sınav yapmayı gerekli kılabilmektedir. Meslektaşlarımızın yaşadıkları durumlardan dolayı ve dersimizdeki değerlendirme durumunun esnekliğinden dolayı, sınav yapma tercihleri son derece haklı temellere dayanmaktadır.

Teknoloji ve Tasarım dersimiz, proje odaklı, uygulamalı ve ünitelendirilmiş konulara sahip bir derstir. Diğer birçok derse nazaran dersimizde öğrenci değerlendirme işlemleri sonuç odaklı değil, süreç odaklıdır. Süreç değerlendirme, öğrencilere öğrenme yetersizlikleri konusunda anında dönüt verme ve öğrencinin süreç içerisindeki gelişimini takip etme imkânı sağlamaktır. Bu süreç her ünite boyunca devam eder. Dersimizde bu nedenle bir yazılı veya sınav ile öğrencilerin değerlendirilmesi, dersimize ait ölçme ve değerlendirme esaslarına göre bazı eğitimciler tarafından tercih edilmeyebilmektedir. Ancak sınav yapma konusu dersimizde bir esnekliğe sahiptir.

Dersimize ait uygulama esaslarının yer aldığı "Teknoloji ve Tasarım Dersi Öğretim Programı (Ankara, 2018)" isimli PDF dosyasının 7. sayfasının ilgili bölümünde şu ifadelere yer verilmektedir:

“Hiçbir insan bir başkasının birebir aynısı değildir. Bu sebeple öğretim programlarının ve buna bağlı olarak ölçme ve değerlendirme sürecinin “herkese uygun”, “herkes için geçerli ve standart olması” insanın doğasına terstir. Bu sebeple ölçme ve değerlendirme sürecinde azami çeşitlilik ve esneklik anlayışıyla hareket edilmesi şarttır. Öğretim programları bu açıdan bir yol göstericidir. Öğretim programlarından ölçme değerlendirmeye ait bütün unsurları içermesini beklemek gerçekçi bir beklenti olarak değerlendirilemez. Eğitimde çeşitlilik; birey, eğitim düzeyi, ders içeriği, sosyal ortam, okul imkânları vb. iç ve dış dinamiklerden ciddi şekilde etkilendiği için, ölçme ve değerlendirme uygulamalarının etkililiğini sağlamada öncelik öğretim programlarından değil öğretmen ve eğitim uygulayıcılarından beklenir. Bu noktada özgünlük ve yenilikçilik öğretmenlerden temel beklentidir.”

Aynı belge, 7 madde ile şu şekilde devam etmektedir:

“Bu bakış açısından hareketle öğretim programlarında ölçme ve değerlendirme uygulamalarına yön veren ilkeleri aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:

  1. Ölçme ve değerlendirme çalışmaları öğretim programının tüm bileşenleri ile azami uyum sağlamalı, kazanım ve açıklamaların sınırları esas alınmalıdır.
  2. Öğretim programı, ölçme sürecinde kullanılabilecek ölçme araç ve yöntemleri açısından uygulayıcılara kesin sınırlar çizmez, sadece yol gösterir. Ancak tercih edilen ölçme ve değerlendirme araç ve yönteminde, gereken teknik ve akademik standartlara uyulmalıdır.
  3. Eğitimde ölçme ve değerlendirme uygulamaları eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır ve eğitim süreci boyunca yapılır. Ölçme sonuçları tek başına değil izlenen süreçlerle birlikte bütünlük içinde ele alınır.
  4. Bireysel farklılıklar gerçeğinden dolayı bütün öğrencileri kapsayan, bütün öğrenciler için genel geçer, tek tip bir ölçme ve değerlendirme yönteminden söz etmek uygun değildir. Öğrencinin akademik gelişimi tek bir yöntemle veya teknikle ölçülüp değerlendirilmez.
  5. Eğitim sadece “bilme (düşünce)” için değil, “hissetme (duygu)” ve “yapma (eylem)” için de verilir; dolayısıyla sadece bilişsel ölçümler yeterli kabul edilemez.
  6. Çok odaklı ölçme değerlendirme esastır. Ölçme ve değerlendirme uygulamaları öğretmen ve öğrencilerin aktif katılımıyla gerçekleştirilir.
  7. Bireylerin ölçme ve değerlendirmeye konu olan ilgi, tutum, değer ve başarı gibi özellikleri zamanla değişebilir. Bu sebeple söz konusu özellikleri tek bir zamanda ölçmek yerine süreç içindeki değişimleri dikkate alan ölçümler kullanmak esastır.”

Yukarıdaki program metninde yer alan 3 maddeye özellikle dikkat çekmek gerekmektedir:

  1. Öncelikle 2. madde: “Öğretim programı, ölçme sürecinde kullanılabilecek ölçme araç ve yöntemleri açısından uygulayıcılara kesin sınırlar çizmez.” Bu ifade, değerlendirme süreci ve sınav uygulanıp uygulanmayacağı konusunda katı bir kural getirilmediğini göstermektedir.
  2. Sonrasında 6. madde: “Çok odaklı ölçme değerlendirme esastır. Ölçme ve değerlendirme uygulamaları öğretmen ve öğrencilerin aktif katılımıyla gerçekleştirilir.” Bu madde, sadece süreç odaklı veya sadece sonuç odaklı değerlendirmeyi tek başına dayatmayarak öğretmenlere esneklik tanımaktadır.
  3. Ve 4. madde: “Bireysel farklılıklar gerçeğinden dolayı bütün öğrencileri kapsayan, bütün öğrenciler için genel geçer, tek tip bir ölçme ve değerlendirme yönteminden söz etmek uygun değildir.” Bu madde ışığında öğrenci değerlendirmesinde standart sınavın zorunlu olmadığı savunulabilir. Ancak yukarıda belirtilen kalabalık sınıflar, fiziki yetersizlikler ve zümre kararları gibi etkenlerden dolayı sınav yapmak isteyen öğretmenlerin haklı gerekçeleri bulunmaktadır.
Sonuç: Mevzuat ve öğretim programı, yoruma açık bir esneklik sunmaktadır. Bu esneklik dâhilinde zümre öğretmenleri, öğrencilerin ve okullarının koşullarına en uygun değerlendirme yöntemini (süreç, ürün, sınav vb.) belirlemekte özgürdür.
#BEP #ÖzelEğitim #KaynaştırmaEğitimi #ÖğrenciGelişimi #EğitimDesteği #ÖğretmenRehberi #ÖlçmeDeğerlendirme #YazılıSınav #DeğerlendirmeRehberi #MEBYönetmelik #EğitimMevzuatı #SınavYönetmeliği #ÖğrenciDeğerlendirme #DersNotu #OrtaokulSınavı #PerformansDeğerlendirme #OrtakSınav #ZümreKararı #İlGenelSınav #SınavPlanlaması #KonuDağılımı #SoruDağılımı
Bu içeriği nasıl buldunuz? Tepkinizi belirtin:

Yorumlar (0)